Aylık arşivler: Ekim 2014

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’mız Kutlu Olsun!

Bağımsızlığın sözlükteki tanımı şöyle: Bağımsızlık, bir milletin veya bir devletin, kendi vatandaşları veya nüfusu tarafından özgürce yönetilebilmesidir.

Bu anlamda, Cumhuriyet Bayramı benim için aynı zamanda ÖZGÜRLÜK ve BAĞIMSIZLIK bayramıdır.

Ata’mın dediği gibi Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir…

atatürk özgürlük ve bağımsızlık

“Ben büyük ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Yaşayabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Hürriyet ve istiklal benim karakterimdir.”

Mustafa Kemal ATATÜRK

Özgür ve bağımsız günlere,

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’mız kutlu olsun…

Ayşe Yazgan

Reklamlar

Dolce Far Niente! Beauty of doing nothing…

Hiçbir şey yapmamanın güzelliği. 

Bir şeyi, herhangi bir şeyi iyi yapan insanları gözlemliyorum bu aralar. Söyledikleri sözcükler dikkatimi çekiyor. “İyi yaptıkları” şeyi nasıl yaptıklarını sorduğumda şaşkınlık içerisinde şu cevabı veriyorlar: “Bana göre oldukça doğal bir şeydi bu, bilerek yapmadım. Hatta biri söyleyene kadar farkında bile olmuyorum genelde. Bana göre olması gereken buydu sadece, aksini bilmiyordum ki!”

Yapmak için çabalamıyorlar. O kişi oldukları için, doğal olarak, otomatik bir davranışı yapıyorlar.

Wu-wei “yapmama halini” açıklayan bir kavram. İngilizcesi daha kapsamlı, Türkçesi ise benim süzgeçimden arta kalanlar:

“Wu-wei içerisindeki kişi, hiçbir şey yapmıyormuş gibi hissederken; aynı zamanda otomatik olarak, çaba harcamadan, karmaşık bir durumu çözebilir. Bu harmoni hali hem karmaşık, hem de bütünseldir: bedenin, duyguların ve zihnin bir bütün olarak hareket etmesidir. Bir diğer deyişle “çabasız veya spontan hareket.”

İtalyanların Dolce far niente deyişi gibi: hiçbir şey yapmamanın güzelliği.

Wu-wei içerisinde bir hafta olsun!

Ayşe Yazgan

Wu-wei literally translates as “no trying” or “no doing,” but it’s not at all about dull inaction. In fact, it refers to the dynamic, effortless, and unselfconscious state of mind of a person who is optimally active and effective. People in wu-wei feel as if they are doing nothing, while at the same time they might be creating a brilliant work of art, smoothly negotiating a complex social situation, or even bringing the entire world into harmonious order.

For a person in wu-wei, proper and effective conduct follows as automatically as the body gives in to the seductive rhythm of a song. This state of harmony is both complex and holistic, involving as it does the integration of the body, the emotions, and the mind. If we have to translate it, wu-wei is probably best rendered as something like “effortless action” or “spontaneous action.” Being in wu-wei is relaxing and enjoyable, but in a deeply rewarding way that distinguishes it from cruder or more mundane pleasures.

Like the Italian saying Dolce far niente! The beauty of doing nothing.

Have a great week in wu-wei!

Ayşe Yazgan

Nostalji: BİLMEMEK

Nostaljinin kelime kökü nedir, bilir misiniz?
Nostos: dönüş
Algos: keder
Nostalji: doyurulamamış dönüş arzusundan kaynaklanan keder. Yani: BİLMEMEMİN ACISI. Türkçesiyle sıla hasreti, gurbet acısı.
Yaşlanmak, olgunlaşmak, büyümek; neyse ne: DELİ GİBİ GEÇMİŞE ÖZLEM DUYUYORUM ŞU AN! Deli gibi de değil aslında, gayet aklım başımda… Sadece ÖZLÜYORUM! Geçmişe dönmek istediğimden de değil; yaşadıklarıma minnet duyarak, içime çektiklerimi sindirerek. Bir “devir”in daha kapandığının farkında olarak…

Göbek Bağlarımız Üzerine Derin Sorgulamalar…

Farklı bakış açıları sunan yazıları seviyorum! Bizi manevi açıdan fakirleştiren tüm göbek bağlarından ve konfor alanımızdan çıkabilmemiz için Merkür’ün gücü adına 🙂

Sevgiler

Ayşe Yazgan

10 Ocak 2014

“Bazı göbek-bağları biz hiç bir çaba göstermememize rağmen oradadırlar… Biz onlardan beslenmeyi DOĞAL sayar ve o kaynağı ayakta tutmak için hiç bir çaba göstermeyiz. Böyle sebil misali çalışan kaynaklar, bizi tembelleştirir, sorumsuz ve özensiz olmamızda bir sakınca yokmuş gibi düşünmemize yol verir. Yani onların müsamahakar tutumları karşısında bizim özensiz tavırlarımız, MANEVİ AÇIDAN FAKİRLEŞMEMİZE sebep olur. Genelde aşırı verici olan tarafın isyan etmesiyle sistem bozulur. Alış-veriş dengesinde tüketici ve devamlı borçlu hissettiğimiz bütün bağlar bu kapsamdadır.” via 4-25 Ekim MERKÜR RETROSU; Göbek Bağlarımız Üzerine Derin Sorgulamalar….