Etiket arşivi: hikaye

Emeğini Değerini Bilmeyenle Tartışma

Bilgisayarımda bir klasörüm var, beni motive eden güzel yazıları derlediğim. Ara sıra açıp okurum, üzerine ben de bir şeyler karalarım. İlginçtir, tıpkı kitap ve film fallarımda olduğu gibi, hep en ihtiyacım olduğu anda karşıma gereken yazı ya da söz çıkıverir. Artık bir nevi yazılı mesaj oyunu gibi oldu benim için, kendi kendime eğleniyorum işte 🙂

Bugün de bu yazıya denk geldim, iyiye ya da kötüye odaklanmanın farkını ve eleştirinin neye hizmet ettiğini çok iyi özetliyor.

KİLİT SORU: Yapılan eleştiri kusurları ortaya çıkarmak için mi yapılmış, yoksa bir iyileştirme önermesi içeriyor mu? Yani, bu eleştirin birilerinin egosuna mı hizmet ediyor, yoksa birilerine fayda mı sağlayacak?

Hikayenin özü: emeğinizi de, değerinizi de olmayacak kişilere mıncıklatmayın ki, boş yere kendinizden şüphe etmeyin!

İyi haftalar,

Ayşe Yazgan

Hintli büyük bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamış. Büyük usta öğrencisini uğurlarken, yaptığı resmi şehrin en kalabalık meydanına koymasını ve yanına da kırmızı bir kalem bırakmasını, halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmesini istemiş. 

Öğrenci birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde resmin çarpılar içinde olduğunu görmüş. Üzüntüyle ustasına gitmiş. Usta ressam üzülmemesini ve yeniden resme devam etmesini önermiş. Öğrenci resmi yeniden yapmış. 

Usta yine resmi şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş fakat bu kez yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını ve yanına da insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı ile bırakmasını önermiş. Öğrenci denileni yapmış.  Birkaç gün sonra bakmış ki resmine hiç dokunulmamış. Sevinçle ustasına koşmuş. 

Usta ressam şöyle demiş:
“İlkinde insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı.

İkincisinde onlardan yapıcı olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitim gerektirir.  Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi. 

Emeğinin karşılığını, ne yaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsın. Bu nedenle emeğini bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenle tartışma.”